February 2012
17 posts
Listen“Geceler uzun ve yalnız, yoksun sabaha...
Feb 28th
5 notes
Feb 27th
3 notes
Feb 26th
8 notes
2 tags
Feb 26th
3 notes
2 tags
Feb 25th
6 notes
5 Hz - 23.000 Hz
sırtçantalarımızı kapıyoruz, -her zaman bir yedek hırka bulundur içinde-, çıkmadan suyunu yokla, birbirimizin bağcıklarını kontrol ediyoruz, miflonları çıkarılmış paltolarımızı giyiyoruz, -önünü kapatmayacaktın- canon’unu takıyorsun, yashica’yı takıp fuji’yi çantama atıyorum, -filmlerimi soruyorsun, pillerini soruyorum-, kapıdan çıkıyoruz, ruj mu sürseydim diyorum gülüyorsun,...
Feb 24th
5 notes
2 tags
Feb 21st
3 notes
1 tag
Feb 14th
11 notes
Çayhane
Eski bir denizciydi, 39’ sonbahar, zamanında bana bir dua kitabı vermişti, anlamadığım bir dilde yazılmış, ona Endonezya’ya giderlerken Halis Kalkavan gemisindeki Giresunlu arkadaşı vermiş -Trabzonlular Giresunluları sevmez derler bizim orada- (Trabzonlular Artvinlileri de pek sevmez. Samsunlular da Trabzon’u sevmez. Karadeniz’de kimse kimseyi sevmez mi? Sevmez.) aynı...
Feb 11th
8 notes
4 tags
Feb 8th
11 notes
Feb 7th
2 notes
4 tags
Feb 6th
21 notes
Feb 6th
4 notes
Feb 5th
8 notes
5 tags
Feb 3rd
6 notes
2 tags
Feb 3rd
9 notes
2 tags
Feb 2nd
6 notes
January 2012
17 posts
2 tags
Jan 31st
9 notes
Usulca çay koydum  yeniden. 42 numara Tirebolu ve Çaykur Tomurcuk. Bakınca gözlerini doldurabilecek kadar güzel kokulu bir çay, baktıkça ağlatabilecek kadar güzelliğinden. Mavi bile olmayan bir şey nasıl bu kadar içini yakar insanın, mavi bile değil oysa diyorum.
Jan 30th
3 notes
Göç zamanım gelmiştir.
Hilalde uyukluyorum ayağımı kuyruğundan sarkıtarak. Bir merdiven ki kristalden, ulaştırıyor göklere bizi, görmüyorsun. Herkes arzularını bastırıyor, herkes öfkeli. Ve herkes yalnızca hayalkırıklığıyla dost. Geniş kanatlarıyla kayarak kaybolup giden leyleklere harfsiz pusulam gibi güveniyorum. Bir kelebek vadisinde huzur bulup dinleniyorum artık. Hilalin tepesine salıncak kuruyor gevrekçe...
Jan 29th
6 notes
Ellerine aldı. Tam ortaya bağdaş kurup oturuyordum avucunun içinde. Ellerim yumruk, ellerim yanaklarımda. Bekliyorum.  Uzunca bir süre sonra büyüdüm ve ayağa kalktım.
Jan 24th
1 tag
Narlı Sıcak Beyaz Çikolata
-üzerine birkaç kelam etmek isteğindeydim “lakin”, o son kartopunu atmayacaktık! Çünkü o kadar çok şeyden konuştuk ve hepsi öylesine derinlikliydi ki, “Aradın ya beni Dost’un önündeyim diye. Konuşmanı duydum. Evet dedim, tamam. Şimdi tamam.” Amazon’ların etekleri altında görüşmek üzere hocam. Bacchus muhabbeti her daim üzerimize olsun.
Jan 24th
4 notes
ANEMON
okavunicibalikbenmisim: yalnız çocuklar cümleler kuruyordu. cümleler kurup ‘cümle’ler yıkıyorlardı. cümlemizi yıkıyorlardı. ekose eteğimin cebinde dörde katlı ve katlı yerlerinden hafifçe yırtılmış bir kağıt buluyordum. bomboş billur bir sürahiye ve sonra üşengeçliğime yansıyan doyrulmamış, doyrulmak istenmeyen tatlı susuzluğuma benzeyen sesi, kıvırcık saçlı gençten, bana sorarsanız mavi...
Jan 23rd
10 notes
2 tags
Jan 23rd
1 tag
Jan 20th
7 notes
ONE DAY I WILL OPEN MY EYES AND SEE A PEACEFUL...
dedi.  Yutkunduk. Birimiz arkasına baktı. Tedirginlik. -evde itilir kakılırsın, okulda dövülürsün, eğer zekiysen senden nefret ederler, aptalsan aşağılarlar- Kapı. Kapalıydı. Birimiz kontrol etti. -ta ki öfkeden kudurup onların kurallarına uyamaz hale gelene kadar tuhaf bir yirmi yıl boyunca sana işkence edip korkuttuktan sonra daha korkudan doğru dürüst yaşamayı beceremezken kendine...
Jan 19th
1 note
Tabii bir Mazzy Star değildi hiçbiri ve o posta...
Kendimi şöööyle bir psikanaliz koltuğuna bırakıp ayaklarımı tepesine dikip dinlenesim var ama canım çıkıyor bilmezsiniz kuzum bilmezsiniiiiiiz. Dediler ki onu yol yutmuş. Nasıl ya dedim, e nasıl’ı yok yol yutmuş işte dediler. Ama ben bekliyordum! Ama. Bir rüzgar esti, kahverengi pis toprak ayağa kalktı ve iki dönüp çömeldi.  Ayakkabılarımı bağladım. Peş peşe birkaç kere öksürdüm. Yakamı...
Jan 18th
2 notes
1 tag
Canımıniçi,
ben senin için çalgılar; Ramsinga, olifant, büksen, lavta, rebap, ailois arpı ve Salome arpı çalmayı öğrendim de ellerim lacivertleşti ben çizik çiziğim artık! Canımıniçi ben senin için yurtlar; Çin, Koçin, Malabar, Kongo, Tabor, Maratha, Nueva Granada, Sahara, Samoa, Sandiwch, Eflak ve Moldovya dolaştım durdum da ayaklarım lacivertleşti ben yorgun bitiğim artık! Canımıniçi ben senin için...
Jan 17th
4 notes
Cafe Au Lait
-Habeşistan, Kaffa’da Khaldi diye bir çoban, o çalılıktaki kırmızı meyveleri yiyen hayvanlarının daha çok hareket ettiğini gördükten sonra aynı meyveyi kendisi de denemiş ve o keyif, dinçlik hissi üzer… Sana kahveler hakkında anlattığım efsaneler boyunca ellerinde yaşıyordum. Çünkü sen bana bakarken saçındaki bukleler çılgınca uçuşuyordu. Sen görmüyordun. Onlar beni görünce hep...
Jan 14th
“bu kıza hayır diyemiyordum. benim sorunum buydu. ne derse evet ne derse...”
– darthvenom
Jan 8th
4 notes
“böyle kadınlar var lan, cohen dinleyen, içtikleri sigaranın dumanlarını ağır...”
– darthvenom
Jan 8th
6 notes
İnanılmaz bu. →
Jan 8th
1 note
Bu. Gerçekten. Harika. →
Jan 8th
3 notes
DE 24 292
bir TCDD’nin ettiği ifadeler, kargaşanın anlamı, rayların bölünerek çoğalması ve olanca hafif ayaklığımızla dans ederek yürümek sokaklarda. soyunmayı öğrendikten sonra giyinmeyi öğreniyoruz ve bir inci’ci ağzımızın payını en okkalısından veriyor. sırtçantan tüm ağırlığıyla kendini bir oraya bir buraya sallarken metroya yetişmeye çalışıyorsun ve turnikelerden atlarsan güvenlik...
Jan 7th
4 notes
December 2011
12 posts
2 tags
Dec 28th
10 notes
2 tags
Dec 27th
2 notes
Hüzün uyandı Mélusine. Bunu anladığımda hiçbir şey duymadım. Çevremde olağandışı hiçbir kıpırtı görülmedi. İnsanların düzeninde hiçbir değişiklik olmadı. Ama hüzün uyandı. Bir ağaç kovuğunda olağanüstü güzellikte bir göz görüldü, mor ve yeşil. Bir su bulut geçti. Bir klavsen yağmuru çaldı. Kapılar kendilerine örtüldü. Hüzün uyandı. -Lale Müldür
Dec 26th
2 notes
Dec 22nd
1 tag
Dec 21st
10 notes
2 tags
Dec 20th
2 tags
Dec 18th
Dec 17th
5 notes
2 tags
Dec 16th
12 notes
Harp sesleri şıkır şıkır kaybettim sanatımı eyvah
Oh, bir nefes aldım dağlara gözü pek. Çok acıktım dünya kadar acıktım. Beş kuruş param yok öyle böyle değil. Kırmızı “pancur”lu bankaya gidiyorum bomboş kartı görünce içim boşalıyor. Gülşah tut beni n’olur. Açım ben yine tereddütsüz açım yüzüm düşmüş. Bir beyaz Juke görüyorum, ahh bebeğim diyorum, ahh aşığım çok. Gülşah sakın asılma o benim diyorum,o benim, bulutlar bile pespaye...
Dec 13th
7 yaşında arkadaşımla mutfak masasında oturup...
Evden ayrıldığım zaman 7 yaşındaydım ve bisikletim yukarı, bisikletim aşağı, ağır bir gökyüzünün altında, Kasım dumanı, şimdi parmakların soğuktur, şimdi yazdıklarıma dokunduğun zaman ürperiyorsundur, dokun. Jacaranta.  Jacaranta’yı aklında tut çünkü o bir asıl nota. Soğuk iklimleri seven içleri puslu yüzleri çok sus’lu kadınlara ait.  Düşünsene, sinyal veren arabalar -yağmur...
Dec 8th
2 tags
43 levelin gücüne inanıyorum.
43: Çünkü; 24 28: 34: ve 39: Neyse ki Quidrune asam ve peri zırhımla 43’lerin canına okuyoruz. Emeği geçen herkese teşekkürler, canıms.
Dec 1st
5 notes
November 2011
11 posts
Alt ranzamdaki kıza göre geceleyin uyurken döndüğüm zaman yatak sallanıyormuş, uyuyamıyormuş. Sanki gece gece üstte kovboy dansı yapıyorum arkadaş. Sanki geceleyin bir kankan oluyorum, bir platform bulup charango eşliğinde topuk vuruyorum yere. Sanki gecenin bir vakti aptal bir okul konserinde kafa sallayan ergen modunda gitar pedalına basıyorum. Şekil:1 Temsili kankan fotoorafı 
Nov 29th
Irish Latté için tek eksiğim canımıniçi...
Gel, dedi. “Benim yaptığım kahveler çok güzel olmuyor.” Yanık şeker aromalı Creme Brulee’nin nasıl yapıldığını öğrendiğim gün geleceğim. Bir Fransız şekerparesi, chérii. Sabah kalvaltıdan sonra Columbian Supreme, Öğle yemeğinden sonra Costa Rica, Akşam yemeğinden sonra Mırra, canım. Beni bildiğim kahve tarifi sayısınca evinde tut ki sana mai pençeli serseri dişleri nasıl...
Nov 29th
5 notes
Nov 28th
4 notes
"Ankara beni sarhoş etti." Birsen Tezer
23.11.11 Mavi bir TCDD görmen ile başlayan günler her zaman güzeldir nitekim.  Akşam. 17.15 suları olsa gerek. Gülten’le anlaşıyoruz. 18.15 Dost’un önü. 18.23 olsun tam olsun diyorum. Anlaştık. Turuncu kafalı birini arıyor gözlerim. Keşke mavi berem yanımda olsaydı diyorum ah vah. Ben kocaman saçlarla üşüyorum, bu kız üşümüyor mu? Buluşuyorduk.  Kurtuluş’a yürümeye...
Nov 24th
8 notes