Göç zamanım gelmiştir.

Posted on January 30, 2012

Hilalde uyukluyorum ayağımı kuyruğundan sarkıtarak. Bir merdiven ki kristalden, ulaştırıyor göklere bizi, görmüyorsun. Herkes arzularını bastırıyor, herkes öfkeli. Ve herkes yalnızca hayalkırıklığıyla dost. Geniş kanatlarıyla kayarak kaybolup giden leyleklere harfsiz pusulam gibi güveniyorum. Bir kelebek vadisinde huzur bulup dinleniyorum artık. Hilalin tepesine salıncak kuruyor gevrekçe esniyorum, insanlar gerilerden bakıp dilek tutuyor belki. Baykuş yetiştiren devleri düşünüyorum veya cam sarayları ama mızıkamla bir Saturnus çalamıyorum. Herkes suçsuz olduğunu söylüyor, ama herkes mahkum, göçeceğim, göçeceğim çünkü o adam “I will die all alone” diyor ve ben rüzgara yetişebilen, üflersem küre biçimindeki bambu flüde,

göç zamanım gelmiştir.

Obalarımdan, haritalarımdan. 

Tıpkı yazdığım onca şekil gibi sileceğim, aklımdan.

Herkes özlüyor, herkesin kalbi kırık. Ufakken uzun saçlarımızı annelerimz tarardı, çekiştire çekiştire. Ellerinde bir kase su peşimizden kovalarlardı. Yalnız gidişlerin davulları neşeyle karşılıyor ayrılıkları. Yalnız gidişlerin yas tutanları hevesle karşılıyor ağlayanları.

Biz küçükken, fareler yerdi uyurken çocukların süt dişlerini. 

Bir dilek tut, geceleyin Ay’a doğru at derlerdi. Artık ben tutabilirim. 

Maveraünnehir bereket saçsa bile,

çiftçiler var korkuları ile hasatı kavuran. Herkes korkak, herkes fısıldıyor. Ve herkesin çocukken tek gözlü korkunç bir bebeği olmuş. Porselen ve pürüzsüz değil. Plastik ve kafası ısırılmış.

6 notes

Notes

  1. altinbuklehafifayak posted this